Rüyalardan Gerçeğe

Khosrow (İran)

Daha küçük bir çocukken bile, Khosrow hayatın anlamını sorguluyordu. Etrafında gördüğü herşey onun aklında sorular oluşmasına neden oluyordu. Neden çiçekler renklidir? Yıldızların ötesinde neler var? Ölünce nereye gideceğiz? Televizyonun içindeki bu insanlar kim? Televizyonu kapattığımız zaman onlar nereye gidiyorlar? Onun sorularına hiç kimsenin tatmin edici cevaplar vermemesi onun hassas doğasında depresyonun ortaya çıkmasına sebebiyet veriyordu.

Bir gün, genç bir adam olarak, bir Süryani kilisesinin önünden geçerken, kafasındaki sorulara cevap bulabilmek umuduyla içeri girmeye karar verdi. İçeride sadece birkaç yaşlı kadın ve bir yaşlı pastör vardı ve içinde kitaplar olan bir kutu verdiler ona. Kitapların hepsi Farsçaydı ve bir de İncil vardı. Khosrow bu İncil’i baştan sona okudu. Ancak sadece okumak Khosrow’un sorularını cevaplandırmaya yetmiyordu. Umutsuzluk içinde attı kitabı odasının bir köşesine. Tam o sıra bir görümde bir adam dikildi karşısına. Bu adam elini uzatıp Khosrow’a şöyle dedi; ……… ………………………………………………………

İran’da olan işkenceler ve baskılar yüzünden karısı ve iki çocuğuyla birlikte kaçmak zorunda kaldı. Bir nehirden geçerken Khosrow’un oğlu Joseph portatif köprüden kayarak buz gibi soğuk olan nehire düştü ve ardından da babasını sürükledi.

Bu heyecanlı hikayenin devamını öğrenmek istiyorsanız, lütfen ücretsiz “Düşten Öte” DVDsini isteyin!